MISYON VE MISYONERLIK
Latince missio teriminden gelmekte olan “misyon” sözlük anlamı itibarıyla görev, yetki, bundan türetilmiş olan misyoner terimi ise “görevli olan kişi” anlamlarına gelmektedir. Hıristiyan geleneğine baktığımızda ise misyoner ifadesi, resmi bir kilise teşkilatı ya da her hangi bir Hıristiyan cemaat tarafından Hıristiyan mesajını ve dinini yaymak amacıyla özel olarak yetiştirilen ve bu çerçevede, özellikle Hıristiyanlık dışı toplumlarda görevlendirilen kişi anlamına gelmektedir. Kişilerinde yapmış olduğu faaliyetlere de misyonerlik denilmektedir.
Bu bağlamda Anadolu’da misyonerlik faaliyetlerine baktığımızda yüzyıllarca Müslümanlarla birlikte aynı topraklarda yaşamalarına rağmen, Anadolu Müslümanlarına karşı sistematik Hıristiyanlaşma faaliyetleri 19.yüzyıla kadar pek fazla görülmemiştir. Bunun sebebi de Devlet-i Âliyye’nin siyasal anlamda gücünü kaybetmemesidir. Siyasal gücün kaybolması misyoner faaliyetleri için bulunmaz bir fırsat olmuştur. Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde okullar açmışlar, okulları da üs olarak kullanıp Hıristiyanlığı yaymaya başlamışlardır. İlk zamanlarda Elazığ’da (Harput ve civarında) Protestanların açtığı okul sayısı (1894) 83’tür. Misyonerlik faaliyetleri Pontusculuk Propagandasıyla Karadeniz de hala boy göstermektedir. (Bilhassa Trabzon ve Samsun civarında). Türkiye’nin de izlediği politikanın dışa açılmaya başlaması, küreselleşme, kitle iletişim araçları ve teknolojinin oluşturduğu yeni imkânlar misyonerlik faaliyetlerinin ülkemizde yeniden boy göstermesine sebebiyet vermiştir. Hıristiyanlığın üçüncü dünya ülkelerine yayılmasıyla ilgili hazırladığı raporda, Türkiye kilit bölge olarak ilan edilmiştir. Daha önceleri kitap, makale, tez, web siteleri, haç takmalar gibi faaliyetleri varken şimdi elden dağıtımlar artmıştır. Bunları genellikle üniversite çağındaki gençlerle ya da fakir fukara insanların çocuklarını kullanarak, işsiz gezenlere para vererek yapmaktadırlar. Bir kez alıştırılıyor, sonraları toplantılar dini törenler derken onlarda birer piyon haline getiriliyorlar.
Son zamanlarda artık misyonerlik faaliyetleri ülkemizde cirit atmaktadır. Artık İncil her yerde dağıtılıyor. Önceleri faaliyetler gizliden yapılırdı şimdi artık açıktan yapılmaktadır. Ben bu kare karşısında şaşırdım ve bu yazımı misyonerlik üzerine yazmaya karar verdim. Üzülerek şunu da ifade etmeliyim ki halkı doğrudan ilgilendiren bu hassas konu TV ekranlarında genellikle kavgalı tartışmalara dönüştürülerek reyting yarışlarına malzeme edilmektedir. İzleyicilerin zihninde konunun aydınlatılması bir tarafa, çoğunlukla zihinlerin karışmasına yol açmaktadır
|