34. Osmanlı padişahı ve 99. İslam halifesi olarak 34 yaşında tahta çıkan ve Devlet-i Aliyye’yi 33 sene idare etmiş olan Sultan İkinci Abdülhamid Han, bilhassa harici siyaset hususunda bir dahidir. Tahtta bulunduğu müddet içerisinde Avrupalı devletleri birbirine karşı kullanarak hem Osmanlı menfaatlerini hemde dünya sulhunu korumuştur. Muasırı olan Avrupalı devlet adamları, en büyük düşmanları olan büyük padişahı takdir etmekten kendilerini alamamışlardır. Bunlardan birkaçı:
Huntington’a göre “Boğaziçi’nde oturan ihtiyar, dünya çapında bir siyasi” idi.
İngiltere’nin İstanbul sefiri Nicolas O’Connor’a göre “ Avrupa’da sulhü muhafaza eden adamdı.”
Lamouche’a göre “Zeki, kurnaz ve gayet çalışkandı.”
Fransız sefiri Maurice Bombard,”Avrupa’da onun seviyesinde harici siyaseti bilen bir diplomat yoktur.” Demiştir.
İngiliz Bahriye lordu Fisher, “Abdülhamid bütün Avrupa’nın en mahir ve hızlı düşünebilen diplomatlarındadır.” Demiştir.
İngiltere Dışişleri Bakanı Edward Grey, siyasi hayatı boyunca hasım olduğu padişah hakkında ölümünden sonra “Ne büyük kayıp! Hasmımdı ama onun ölümü ile diplomasi mesleği artık zevkini kaybetti.” diye hayıflanmıştır.
Yine Edward Grey, “ Abdülhamid kendi emellerine hizmet edebilmeleri için dış ve iç güçlere, bu güçlerin oyun biçimlerine ve kullanılma usullerine nüfuz edebilmekte insan zekası maharetinin azami sınırlarına ulaşmış bir hükümdardı.”
Alman Başbakanı Prens Bismark’a göre; siyasetinin yüzde doksanı Abdülhamid’de, yüzde beşi kendisinde, kalan yüzde beşi de diğer siyasilerdedir.
Alman İmparatoru İkinci Wilhelm, “Ben politikayı Abdülhamid’den öğrendim.” Demiştir.