YÜZLERI AK OLSUN
Kanije müdafii Tiryaki Hasan Paşa, 1601 yılın Kasım ayında dokuz bin kişilik kuvvetiyle sayısı yüz bine yaklaşan Avusturya ordusuna karşı büyük bir zafer kazandı. Zafer müjdesinin İstanbul’a bildirilmesi üzerine epey zamandır görülmeyen şenlikler yapıldı. Padişah kendisine vezirlik beratıyla beraber üç at hediye etti ve hizmetini takdir yollu kendisine şu hatt-ı hümayunu gönderdi;
“Sen ki Kanije Beylerbeyi ihtiyar kulum ve tedbirli vezirim Hasan Paşa’sın. Yaptığın bu hizmet gayretin meşkür ve adın iyi adlılar defterine kaydolunmuştur. Berhudar olasın. Sana vezaret verdim ve seninle beraber olan askerlerin –ki manevi evlatlarımdır. Yüzleri ak olsun. Beklenenden ziyade çalışıp can ve başlarını din uğruna ve bizim yolumuzda esirgemediler. Bundan böyle dahi senin sözünü dinleyip her ne hizmet teklif edersen yerine getirmeye dikkat ve ihtimam üzere olalar. Sana itaat etmeleri benim rızama sebeptir. Bu nasihatlerimi gazi kullarımın huzurunda okuyup “Allah’a Resulüne ve sizden olan emir sahiplerine itaat ediniz” ayet-i kerimesinin mana-yı şerifini onlara bildiresin. Seninle muhasarada olan kullarıma vaat senin va’din benim vaadim, senin verdiğin benim verdiğimdir, cümlesi makbul-i hümayunum olmuştur. Cümlenizi Hakk Teala Hazretlerine ısmarladım!”
|